Ğ dergisi takdim yazısı...

11/2/2007 ·

bırakın dedik

konuşulacaksa

karar konuşulacak bu sofrada

evet baba…

Dünyada bir hayaletildi. Ğ hayaleti...

Dergiler adeta şair mezarlığı, başında kargalar nöbet tutmakta. Varolan boşlukta edindikleri geçici mekanlarını ve imtiyazlarını kaybetmemek adına hazin ve umutsuz bir çaba içinde "profesyonel dergicilik" deyip biçtikleri kendi donlarında "kadrolu yazarlar"ının gak'larını bir mahsülmüşcesine ortaya koyuyorlar. Konduğu dala şehvetle sarılan kargalar, kimi zaman serçeleri, kimi zaman bülbülleri ve hatta kimi zaman kendi hemcinslerini bertaraf ediyorlar.

Edebiyat zamandışı bir eylemdir. Artık damarlarımıza işlemiş tüketim anlayışının içine sığabilecek bir nesne değildir. Oysa dergicilik esnaflığa dönüşştür. Dergi dağıtmakla sakız satmanın yöntemleri, akıl sahiplerini tasalandıracak şiddette aynılaştırılmıştır. Ortak yöntemin adı: Pazarlama teknikleri! Sürekli reklamın, gösterişli ambalajın, yurt çapında dağıtım ağın olsun, tezgahın boş kalmasın. Güzel bir gülüşün, afilli bir ismin, sıradışı sözlerin, anlamsız dizelerin, romantik imgelerin, herkesin okuyabileceği fiyatta kitapların olsun, ismin piyasadan silinmesin.

Genç yazar yaptı mı saçmaladığı, acemilik ettiği, yıllanmış yazar yaptı mı "Üstad yine yeni bir şeyler denemiş" dendiği devir kapanmıştır. Bütün hiyerarşiler, kıdemler, kıdem aylıkları, çeteler, örgütler, üyelikler, üyelik aidatları, körler, sağırlar ve dahi birbirini ağırlamalar kaldırılmıştır. Edebiyatın parayla, nüfuzla, tirajla, okurla ilişkileri iptal edilmiştir. Kişisel çıkarlara, fasit ideolojilere alet edilmesi yasaklanmıştır.

İsimlerin üstünde yükselmiş eserler ve isimlerin ardına saklanıp, eserlerine gereken saygıyı göstermeyen, güvenmeyen yazarlar yok sayılmıştır. Yazar ve eser sonsuza kadar birbirinden ayrılmış, esere hak ettiği değer geri verilmiştir.

Kaybolduğunda, bozulduğunda, yırtıldığında telafi edebildiğiniz, yerine yenisini koyabildiğiniz bir şeyin kıymeti yoktur. Cemil Meriç, Bu Ülke'de der ki: "Şuursuz bir büyücü Gutenberg! Işığı paçavraya hapsetmiş. Yüzyılları kutularla doldurmuş Gutenberg'in çocukları, peygamberleri işportaya dökmüş; tuğla kadar değeri kalmamış dehanın. Eflatun, bir sokak kadını gibi her isteyenin yatağına koşuyor. Don Kişot futbol maçı biletinden ucuz.". O halde, her derginin, kitabın, matbaa ürününün şahsiyet kazanması, sahibinde iyelik duyguları uyandırması, aynılarından ayrılması gerekmektedir. Bu da cildinden, kağıdından ziyade içeriğiyle mümkündür. İçerik; yalnız sayfalara basılmış yazılardan ibaret olmayıp, okuyana ve okunduğu hâle göre değişiklik gösteren bir mahiyettedir. Ancak böyle bir matbunun yerine yenisini koymak mümkün olmaz. Şu halde, alelade okuyuculuk da yasaklanmıştır.

Yazarı, okuyucusu ve aralarındaki bütün araçlarıyla bu camia, ivedilikle kendine çeki düzen vermeli, edebiyata yitirdiği itibarını yeniden iade etmenin yollarını ÂRAmalıdır.

Hal böyleyken;

Biz buradayız sevgili okur, ya sen nerdesin?

-Ğ- dergisi olarak ilk ve muhtemelen tek sayımızla tüm okurlara ve bilumum koleksiyonculara selam ederiz.

Ğ, bir anda ortaya çıktı. Uykusuz gecelerle örülü aylar ve yıllara eklenen kısacık bir ân. Hali pür melalimizle alay ederek, gizliden kendimizi teskine çabaladığımız anlardan birinde, parlamasıyla bize ciddiyetin(!) ateşten gömleğini kuşanmak ihtiyacını hissettirdi. Parladığı kadar hızla sönüp sönmeyeceğinden emin olamazdık. Bu yüzden vakit kaybetmeden kılıçlarımızı da kuşanmamız gerekti. Hızlı gelişti her şey. Takip edemedik. Birazdan meraktan yapacağınıza benzer bir şekilde, alelacele kontrol ettik sözlükten. Buraya aynen aktarıyoruz:

ğ: 1. Latin asıllı türk alfabesinin dokuzuncu harfi; ses bilim bakımından, ince ünlülere ön damak, kalın ünlülere art damak ünsüzlerin sürekli ve yumuşağı. Yumuşak g adı verilen bu harf, türkçe'de sözcüklerin başında hiç geçmediği gibi, sonunda da genellikle tek hecelilerde bulunur. 2. Sınıflama ve sıralamalarda maddelerin sırası harfle gösterildiğinde 9. maddenin başına getirilir.

Ğ ile başlayan bir cümle ona onurunu geri verebilir mi acaba? Ne de olsa kendisi harf olmaktan bile uzakken, en kurumlu, en vakar harflerin arasına atılmış ve olmamış, olamamış haliyle harflik taslaması beklenmiş. İçine düşğü buhran ve bunalım dönemlerinde biri dönüp de farkına varamamış, Ğ'nin gitgide artan garibanlığının. Kabul etmek lazım, Ğ harf bile değil; tıpkı bu derginin dergi bile olmadığı ve bizlerin de yazar bile olmadığı gibi... Yalnızca bir edebiyat eyleminde, kuantum fiziğinin el verdiği ölçüde bir araya gelmiş olası sonuçlardan biriydik toplu halde. Parçala incele, Böl yönet ya da ufalt ağzına sığsın metodları üzerimizde uygulanamadı zira, sadece bu şartlar altında, bu tecrübelerden geçerek geldiğimiz bu zamanda, birarada bir mana ifade ediyorduk. Ayrıldığımız vakit kimliğimiz de havada kayboluyor, Clark Kent'e toz yutturacak bir hızla kahraman kimliğimizden sıyrılıyorduk. İşin aslı, kahraman kimliğimizden haberimiz bile yoktu. Raflarda bu dergiyi gördüğümüzde şaşırmayalım diye söylediler bize de.

Kimliğimizi, ortaya koyduğumuz sıradışı eylemin özgürlüğünü kısıtlamamak adına gizliyoruz. Şayet kargalara yem olmazsa, bıraktığımız ekmek kırıntısının devamını da Ğ ile müjdeliyor ve gösteriyoruz.

Eminiz bu derginin reklamlarını yapsaydık şuna benzer ifadeler içerecekti. "La Mancha'lı Yaratıcı Asilzade, Mahsun Yüzlü Şövalye Ğ", "Ğ'yi Beklerken", "Kayıp Ğ'nin İzinde", "Hacı Ğ", "Genç Ğ'nin Acıları", "ĞoĞ", "Kürk Mantolu Ğ", "Ğ'leri Ayarlama Enstitüsü", "Ğ Sevdası" ve hatta "Benim Adım Ğ"

"Bizde hazin bir kaderi var dergilerin, çoğu bir mevsim yaşar, çiçekler gibi." Biz kelebek olalım mümkünse, bir günlük ömrümüzle. En azından gezer, bir yerleri görmüş oluruz.

Yeni eylemlere kadar,

Selametle.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (3) Yorum yaz! Arkadaşına gönder!

3 yorum yazılmıştır

Yazan:mihman | Tarih: 2009-05-25 23:48:02
Konu: Bahtı açık olsun inşallah!

Teşekkürler paylaşım için yalnız yazı çok zor okunuyor.
Tekrar düzenleyebilir misiniz?

Bağlantı »

Yazan:aertugrul | Tarih: 2007-02-22 09:50:51
Konu: Ekleme

Derviş söylemeyi unuttum dergi toplam beş adet yapıldı sadece beş tane. Bir tanesi sac kapak bir tanesi deri kapak, bir tanesi kumaş kapak, bir tanesi ahşap kapak, bir tanesi de karton(ilkokul kompozisyon)
Valla bizim elimizde bile yok. Hepsi kitapçılarda. Satılmazsa ki umudumuz bu yönde birgün senin o taraflara geldiğimde yanımda getiririm inşallah.

Bağlantı »

Yazan:ddervish | Tarih: 2007-02-18 01:46:24
Konu: hayırlı olsun

bu yumuşak g dergisi'ni çok merak ettim doğrusu.eski bir fanzinci olarak
aykut abi bana da bir tane gönderirsin artık.300 ytl veremem söliyim.arkadaş arasında paranın lafımı olur :))

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »