GOG

17/8/2006 · Kategori: uyutmayan eserler

 

Mesele Avrupalı gazetecilerin yazdığı gibi Batı ve Doğu çatışması değildir. Bilakis o kadar Avrupalılaştık ki Avrupa’ya karşı ayaklanmak zorunda kaldık. Eğer Hindistan halkı bir Hintli olarak kalmış olsaydı herşeye boyun eğen, kendinden geçme peşinde koşan, çile doldurmaya çalışan gerçek bir Doğulu olarak kalmış olsaydı, hiçbirimizin aklından İngiliz boyunduruğundan kurtulmak gelmezdi.

Ben Hintli ruhuna ihanet ettiğim için Hindistan’ın kurtarıcısı ünvanını aldım.

İşte Gandhi hareketi denilen şeyin gerçek gizi budur. Aslında buna “Avrupalılaşmış Hintlilerin Dönek Avrupalılara Karşı başlattığı Hareket” demek gerekir.

                                                                                      Gandi’yle Görüşme

 

Yüz milyon hödük, sopasız, casussuz, gizli polissiz, idam sehpasız, askeri mahkemesiz,işkencesiz, cezasız idare edilemez. Bizim yaptığımız sadece sistem üzerine egemenlik kurmuş sınıfı değiştirmekti. Önceden altmışbin soylu ve kırk bin kalem efendisinin bulunduğu bu yerde şimdi iki milyon proleter ve komunistiz.

                                                                                         Lenin’i Ziyaret

 

Bana deli diyorlar; oysa ben muazzam bir deliler evinin içinde (modern dünya) küçük ama sevimli bir akıl hücresi yaptığıma inanıyorum.                                                                        İntikam

 

İnsan beyinlerini eski rasyonalizmin berbat uygulamalarının yarattığı alışkanlıklardan kurtarmak gerekli. Zekaya tapma derecesindeki yıkıcı sevgiyi ortadan kaldırmak yetmez. Aklımızdan söküp atmamız gereken şey entelektüalizm yani açıklık, kıyas, çözümleme, selamet, özetle kavrama urlarıdır. Gizli veya evrensel hakikatlerin en üstün seviyesine ulaşmak isteyen her kişi her şeyden önce deli olmalıdır. Çünkü akıllı kişi hiçbir zaman hakikat cennetine giremez.,

Hepiniz akıl ile çürümüşsünüz!               

 

                                                                                                      Filomanya

 

İnsanların doğayı hükmü altına aldığını söylemesine ifrit oluyorum. Tek başına bir parka bırakılmış bir çocuk farzedin. Bu çocuk üç dört saat içinde on karınca ile kertenkele yakalamayı, çimenler arasında patika çizmeyi, ırmağın içinde minik şelaleler yapmayı, ağaçların en olgun yemişlerini devşirmeyi başarır. Bizim dünya üzerindeki başarımız da bu şekildedir.

                                                                   Dünyayı Yeniden Yaratalım

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz! Arkadaşına gönder!

2 yorum yazılmıştır

Yazan:huseyinkaracalar | Tarih: 2006-08-18 23:46:43
Konu: ...

gog'u bende okumuştum... tam anlamıyla bir ironi... hiçbirşeyi önemsemeyen bir görüntü çiziyor ama tam bir varoluş sıkıntısı baştan sona kadar kendini gösteriyor. iyiki tavsiye etmişsin... mutlaka okunmalı.

Bağlantı »

Yazan:aertugrul | Tarih: 2006-08-17 23:24:20
Konu: ekleme

Henüz kitabı bitirmiş değilim ama konusu için dünyanın en zengin adamlarından biriyken "paramı harcamak için neden yaşlanmayı bekleyim" diyerek merak ettiği, hedeflediği herşeyi yapmaya çalışan, çağdaşı olduğu dehalara (tüm dallarda) ulaşıp sohbet edip fikirlerini dinleyen kendisini vahşi ve cahil diye tanımlayan ilginç bir adamın anıları diyebiliriz.
insanlığı, dünyayı, doğayı kurtarmak isteyenler çılgınlığı ve zenginliği bilindiğinden Mösyö Gog' a başvurup uçuk(bazen de parlak) fikirlerine destek arıyorlar (maddi). Bize de dikkatle okumak kalıyor. Yukarıda alıntıladığım bölümler henüz kitabın ilk 150 sayfasından.

Düzenleyen aertugrul gün: 17/8/2006 saat: 11:26

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »