O zaman acınası bir yetenek gelişti zihinlerinde, aptallığı görm

1/7/2007 · Kategori: uyutmayan eserler

 

SONDEYİŞ Bölümünden

...

Her şair, her yaratıcı, her romancı -roman yazmak yaratmaktır- kahramanlar yaratırken kendisini yaratır ve eğer bunlar ölü doğarlarsa kendisi de ölü yaşıyor demektir. Her şair, Yüce Şair, Ebedi Şair Tanrı da dahil olmak üzere her yaratıcı diyorum... Tanrı evreni yaratırken, evreni sürekli yaratırken, şiirleştirirken kendi kendini şiirinde, Kutsal Roman'ında yaratmaktan başka birşey yapmaz.

...

Ama ben tinsel bir zaman içinde yaşayan ben, bir romanın romanını -biraz bir gölgenin gölgesi gibi birşey- yazmayı düşündüm; hayır bir romancının romanı değil bu, bir romanın romanı ve ben bunu okuyucularım için yazmayı düşündüm, o okuyucular ki benim kendilerini oluşturduğum kadar onlar da beni oluşturmuşlardır... Ben başka birşeyle ilgilenmedim, okuyucularım, benim okuyucularım da ilgilenmediler. Okuyucularım, benim okuyucularım gerçekçi denen romanların tutarlı dünyasını aramazlar -öyle değil mi okuyucularım?-; okuyucularım, benim okuyucularım bilirler ki; bir argüman bir roman için sadece bahanedir ve argümanı alınırsa, roman, bütünlüğü içinde, daha saf, daha ilginç daha romansı olarak kalır.

...

benim tercihim onlara romanlar yazmak ve onlarında bu romanlara argümanlar koymalarıdır; onların da tercihlerinin bu olacağından kesinlikle eminim.

Benim okuyucularım operaya ya da sinemaya -sesli ya da sessiz- giderken üstünde durmaları gereken şeyin ne olduğunu bilebilmek için önceden argüman satın alan okuyucular değildir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

GOG

17/8/2006 · Kategori: uyutmayan eserler

 

Mesele Avrupalı gazetecilerin yazdığı gibi Batı ve Doğu çatışması değildir. Bilakis o kadar Avrupalılaştık ki Avrupa’ya karşı ayaklanmak zorunda kaldık. Eğer Hindistan halkı bir Hintli olarak kalmış olsaydı herşeye boyun eğen, kendinden geçme peşinde koşan, çile doldurmaya çalışan gerçek bir Doğulu olarak kalmış olsaydı, hiçbirimizin aklından İngiliz boyunduruğundan kurtulmak gelmezdi.

Ben Hintli ruhuna ihanet ettiğim için Hindistan’ın kurtarıcısı ünvanını aldım.

İşte Gandhi hareketi denilen şeyin gerçek gizi budur. Aslında buna “Avrupalılaşmış Hintlilerin Dönek Avrupalılara Karşı başlattığı Hareket” demek gerekir.

                                                                                      Gandi’yle Görüşme

 

Yüz milyon hödük, sopasız, casussuz, gizli polissiz, idam sehpasız, askeri mahkemesiz,işkencesiz, cezasız idare edilemez. Bizim yaptığımız sadece sistem üzerine egemenlik kurmuş sınıfı değiştirmekti. Önceden altmışbin soylu ve kırk bin kalem efendisinin bulunduğu bu yerde şimdi iki milyon proleter ve komunistiz.

                                                                                         Lenin’i Ziyaret

 

Bana deli diyorlar; oysa ben muazzam bir deliler evinin içinde (modern dünya) küçük ama sevimli bir akıl hücresi yaptığıma inanıyorum.                                                                        İntikam

 

İnsan beyinlerini eski rasyonalizmin berbat uygulamalarının yarattığı alışkanlıklardan kurtarmak gerekli. Zekaya tapma derecesindeki yıkıcı sevgiyi ortadan kaldırmak yetmez. Aklımızdan söküp atmamız gereken şey entelektüalizm yani açıklık, kıyas, çözümleme, selamet, özetle kavrama urlarıdır. Gizli veya evrensel hakikatlerin en üstün seviyesine ulaşmak isteyen her kişi her şeyden önce deli olmalıdır. Çünkü akıllı kişi hiçbir zaman hakikat cennetine giremez.,

Hepiniz akıl ile çürümüşsünüz!               

 

                                                                                                      Filomanya

 

İnsanların doğayı hükmü altına aldığını söylemesine ifrit oluyorum. Tek başına bir parka bırakılmış bir çocuk farzedin. Bu çocuk üç dört saat içinde on karınca ile kertenkele yakalamayı, çimenler arasında patika çizmeyi, ırmağın içinde minik şelaleler yapmayı, ağaçların en olgun yemişlerini devşirmeyi başarır. Bizim dünya üzerindeki başarımız da bu şekildedir.

                                                                   Dünyayı Yeniden Yaratalım

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

1984-G.ORWELL

14/6/2006 · Kategori: uyutmayan eserler

 

" özgürlük iki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir.eğer buna izin verilirse gerisi kendiliğinden gelir."

"bilinçleninceye dek başkaldıramayacaklar, başkaldırmazlarsa da hiçbir zaman bilinçlenemeyecekler."

"eger gelecegin resmini istiyorsan bir insanin suratina basan bir bot dusun -sonsuza kadar"

kitaptaki partinin sloganları:
savaş barıştır
kölelik özgürlüktür
bilgisizlik kuvvettir

 

Günümüz dünyasını anlayabilmek için mutlaka okunması gereken muhteşem bir eser.

Anarşist bir anti-ütopya.

Kesinlikle bakış açınızı değiştirecek sarsıcı bir kitap...

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!